ay forum
Anasayfa Yönetim Facebook Gruplar İletişim
       
Geri Dön   Ayforum.Net Ayforum.net Duyuru - İstek - Tanışma Bölümü Ayforum.net Duyurular

Ayforum.net Duyurular Yönetim Duyuruları Bölümü

Ayforum.Netne hoşgeldiniz.
Kayıt Ol

Kullanıcı Etiket Listesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15/09/2015, 16:58   #1
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.07.2015
Mesajlar: 58
Şehir: Ankara
Takım: Galatasaray
İlişki Durumu: İlişkisi Yok
Burç: Koç
Kan Grubu: A RH (+)
Cinsiyet: Bay
Aldığınız Beğeni Aldığınız Beğeni 2
Beğendikleriniz Beğendikleriniz 5
Standart Kafkas islam ordusu ve 15 eylül zaferi

KAFKAS İSLAM ORDUSU VE 15 EYLÜL ZAFERİ

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

15 Eylül Azerbaycan Türkiye kardeşlik ve dayanışmasının tarih karşısında belgelendiği önemli gündür. İki kardeş milletin tek yumruk olarak birleşerek düşman güçlere vurduğu darbe ve verdiği gözdağı uzun yıllar Kafkaslarda Türk gücünün ve kimliğinin güçlü ve egemen kalmasına vesile olmuştur.

Her hangi bir çıkar ve ganimet amacı gütmeksizin Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan’ın ve başkenti Bakü’nün kurtuluşu için yaptığı savaş ve verdiği mücadele örneği tarihte örneği az görünen bir durum teşkil etmektedir.

Lokmalarını paylaşan, bir birinin yarasını saran, bir biri için dua eden iki kardeş kuvvet, Azerbaycan ve Türkiye askerleri Azerbaycan ve Kafkasya’da Müslüman ve Türk varlığını kanla boğarak son vermeye çalışan düşman güçlere karşı omuz omuza vererek büyük zafer kazanmışlardır.

15 Eylül 1918 yılında Türk ordusu Azerbaycanlı gönüllülerle birlikte Bakü’yü düşman istilasından kurtarmıştır.

Azerbaycan 28 Mayıs 1918 yılında istiklalini ilan ederken, başkent Bakü ile birlikte memleketin bütün Doğu kısmı hale düşman esaretinde bulunmakta idi.

Çarlık Rusya’sı gibi Bolşevik Rusya dahi, Kafkasya’yı ve onun şahdamarı olan Bakü’yü elden bırakmak istemiyorlardı. Kah Ermeni Taşnaklar’la, kah da Kayser Almanya’sı ile anlaşan Bolşevikler, Azerbaycan nüfuzunu katliam pahasına da olsa, Bakü petrolden vazgeçemiyorlardı.

Bolşevikler, Bakü’de Mart faciasını düzenleyerek binlerce masum insanı Ermeni cellat Şaumyan’nın yardımı ile katlettikten sonra Şamahı kentini yeniden viran etmiş ve Lenkaran kentini kana boğmuştur.
Bu durum karşısında Azerbaycan hükümeti Seymin dağılmasından hemen sonra Bakü’nün kurtarılması meselesini ele alarak Osmanlı Hükümetinden yardım istemişlerdir.
4 Haziran 1918 yılında Azerbaycan Milli Şura Reisi Mehmet Emin Resulzade başkanlığındaki heyet ile Osmanlı hükümeti Adliye Bakanı Halil Bey ve Vehip Paşa başkanlığındaki heyetler arasında bir görüşme yapılmıştır.
Görüşmede Azerbaycan heyeti Osmanlı Hükümetinden, Azerbaycan’ın emniyet ve asayişini temin etmek için askeri yardım istemiştir.[1] Birinci Dünya Savaşının sona ermesine ve Osmanlı İmparatorluğunun çok zayıf düşmesine rağmen Enver Paşa’nın Harbiye Nazırlığını yaptığı Osmanlı hükümeti, Azerbaycan Milli Şurasının müracaatını kabul etmiş ve Nuri Paşanın komutası altında özel bir Kafkasya Fırkasını Azerbaycan’a yardıma göndermiştir.

04 Haziran 1918 yılında Batum’da Osmanlı Devleti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında imzalanan anlaşmaya göre, Azerbaycan Kolordusunun emrine gönderilen beşinci Kafkasya Piyade Tümeni, kısa bir süre içerisinde Azerbaycan askerleri ile birleşerek, Kafkasya İslam Ordusu adını almıştır. Ağustos 1918 yılında On beşinci Piyade Tümeni ile desteklenen Kafkasya İslam Ordusu 15 Eylül 1918 yılında Bakü’yü “Kızıl istila”dan kurtarmakla Azerbaycan’daki tarihi misyonunu zaferle tamamlamıştır.
Daha sonra, Dağıstan’ın kurtuluşuna başlamış Eylül ayının sonu ve Ekim ayının başlarında Derbendi, Temer- Hanı- Şura’yı ve Şamil-Kala’yı Bolşevikler ve diğer güçlerden temizleyerek, Dağıstan süvarileri ile birlikte Terek-Kala üzerine yürüdüğü bir zamanda Osmanlı Devletinin, müttefikleri ile birlikte yenildiği haberin alınması üzerine Kafkasya İslam Ordusu Azerbaycan’ı ve bütün Kafkasya’yı tahliye etmek zorunda kalmıştır. 30 Ekim 1918 tarihi Mondros anlaşmasının 11. Maddesi bunu gerektirdiği gibi 15.Maddesi de Bakü’yü İngiliz işgaline bırakmasını gerektiriyordu. Mondros anlaşması daha imzalanmadan, Talat Paşa’nın yerine gelen Ahmet İzzet Paşa’nın verdiği bir emre göre, “Brest – Litovsk anlaşması dışında olarak işgal edilen Kafkasya aksamının 24 Ekim 1918 yılından itibaren altı hafta zarfında tahliyesi yerine getirilecektir ”. Brest-Litovsk anlaşması hududu yalnız Batum, Ardahan, Kars sancaklarını içine alıyordu. Moskova bu hudut haricinde, Azerbaycan ve Kuzey Kafkasya’da Osmanlı ordusunun hareketini her zaman protesto etmişti ve buna engel olmak için Almanya ile, Bakü petrolü karşılığında bir anlaşmaya varmış bulunuyordu. Osmanlı Devleti ve müttefiklerinin yenilgiye uğraması üzerine, Moskova tarafından tamamı ile feshedilmiş olan Brest-Litovsk anlaşması “Her milletin kendi mukadderatını bizzat kendisinin tayin etmek hakkına sahip olduğundan” da bahsetmekte idi. Sovyet Rusya’sı tarafından da kabul ve ilan edilen bu prensipleri ileri süren Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin bu yasal hakkını şiddetle savunan Talat Paşa, 23 Eylül 1918 yılında Almanya ile bir belge imzalamıştır. Bu belgeye göre, her iki taraf Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyor ve Osmanlı ordusunun çekilmesi koşulu ile, bu bağımsızlığın Rusya tarafından da tanınması meselesini Almanya kendi üzerine alıyordu

Görüldüğü gibi, Mondros Anlaşmasından daha önce Kafkasya İslam Ordusunun akibeti belli olmuş bulunuyordu. Fakat bu ordu Azerbaycan’da milli ordu kurulması görevini de yerine getirmiştir. Sonraları, Kafkasya İslam Ordusu Komutanlığına atanan Nuri Paşa[2] öğretmen subaylardan oluşan heyetin başında, 04 Haziran 1918 anlaşmasından çok daha önce, Mayıs ayı ortalarında Azerbaycan Milli Ordusunun kurulmasına yardım amacı ile Azerbaycan’a gelmiştir.

Ekibini Musul’da bırakan Nuri Paşa, Azerbaycan’dan Üçüncü Ordu Komutanı Vehip Paşa’ya gönderdiği bir raporunda, burada ordu kurmak için her türlü imkan, olanak ve vesaitin bulunduğunu, öğretmen subay kadrosuna ihtiyaç duyulduğunu yazıyor ve Musul’da kalan öğretmen subay heyetinin de bir an önce Azerbaycan’a gönderilmesini rica ediyordu. Bilindiği gibi, bu heyet, savaş koşulları ve diğer nedenlerden dolayı Azerbaycan’a gidemedi. Gence kentinde ilk subay okulu açılmışsa da bağımsızlık savaşı bu sahada kapsamlı bir gelişmeye engel olmuştur. Gerçek anlamda çalışmalar bağımsızlık savaşından sonra başlayacaktı.

Kafkasya İslam Ordusu görevini devredecek, Azerbaycan ordusunu kurmadan Azerbaycan’dan ayrılınca, askeri ve siyasi dengelerin alt üst olacağı Azerbaycan’da ve Kafkasya’da çok şey kaybedilecek ve Azerbaycan’ın mukadderatı tehlikeye girecekti.

Bu durumun nezaketini takdir etmiş olacak ki, yeni Osmanlı Kabinesinin, Kafkasya İslam Ordusunun Kafkasya’yı tahliye etmesi için verdiği emirden iki gün sonra, 26 Ekim 1918 tarihli ve 5276 sayılı bir emrinde aynen şöyle deniliyordu: “Kuzey Kafkasya ve Azerbaycan’da hizmet etmek isteyenler kalacaktır”. Bu müsaideye uyan, Azerbaycan vatandaşlığına geçen Nuri Paşa, Kafkasya İslam Ordusu Komutanlığından istifa ederek, yerini Azerbaycan’da Osmanlı Kıtaatı Kumandanı olan Mirliva, daha sonra generalliğe terfi edilen Mürsel Paşa’ya bırakmış ve Nuri Paşa’nın kendisi de Azerbaycan ordusunda General rütbesi ile komutanlık yapmaya başlamıştır. Azerbaycan Ordusu komutanı Nuri Paşa 04 Kasım 1918 yılında “Azerbaycan vatandaşlığını kabul ederek burada kalacak Türkiyeli subaylar için hazırlanan mukavele şartları” başlığı altında orduya bir tebliğ yayınlamıştır. On beş maddeyi kapsayan bu mukaveleye göre; “Azerbaycan Cumhuriyeti hizmetine girecek subay ve memur yetkili hükümet görevlisi olacaktır. Ceza ve mükafat hususlarında Azerbaycan kanunlarına tabi tutulacaktılar;

1. – Madde: Subaylar kendi rütbelerinde kalacaktır. (Fahri tabiri kalkacaktır).

2. – Madde: Türkiye’de kıdem olarak terfi edilenler burada bir derece üst rütbeyi kazanacaklardır.

3. – Madde: Her subaya senede, gidiş ve dönüş dahil, iki ay izin verilecektir. Bu iki ay maaşı, hareketinden önce peşinen ve bütün alacaktır.

Mukavele şartları içerisinde yer alan birkaç önemli maddeler de vardır ki o maddelerde şu ifadeler yer almıştır:

10. – Madde: Azerbaycan’daki hizmet süresi içerisinde hizmet-i askeriye kabiliyetini zayi edeceklere, üç seneden beş seneye kadar olmak üzere, maaş oranında tazminat verilecektir.

11. – Madde: Üç seneyi tamamen Azerbaycan’da geçirenlere bitiş sürecinde altı aylık prim verilecektir. Üç senenin sonunda kontratı, üç seneden aşağı olmamak üzere, yenileyenlere bir defaya mahsus olmak üzere, bir senelik maaş oranında ödül verilir”.

12. – Subayların Türkiye’deki ailelerine verilmekte olan siparişler ve erzakın bundan sonra dahi verilmesi için Azerbaycan hükümetince gerekli tedbir. alınacaktır. Bunun için harcanacak meblağ Azerbaycan hükümetinin borcu olarak iki devlet arasında hesabı yapılacaktır”.

Fakat Mondros anlaşması bu kontraktı kağıt üzerinde bıraktı. Mondros anlaşmasının 11. maddesine göre Osmanlı hükümeti Mavera-i Kafkasya ile Kuzey Batı İran’ı tahliye ediyor, 15. maddeye göre de Batum’la Bakü’nün İngilizler tarafından işgaline rıza gösteriyordu. Osmanlı Hükümeti Harbiye Bakanı, 24 Kasım 1918 yılında 9. Orduya şu emri yollamıştır;

1. – 28 Ekim 1918 ve 11. Ş. 5887 sayılı emir, son durum gereğince iptal edilmiştir. Özellikle, Kuzey ve Güney Kafkasya’da bulunan subay ve erleri iki ayı geçmemek koşulu ile, 9. Ordu kumandanlığınca tayin edilecek zaman zarfında 9. Orduya katılacaktır.

2. – Silahlar ve cephe de dahi 9. Orduya teslim edilecektir.

3. – İşbu emre itaat etmeyenler hakkında kanunen takip yapılacaktır ve 9. Ordu kumandanlığı bu emri Nuri Paşa’ya, Mürsel Paşa’ya ve Yusuf İzzet Paşa’ya iletecek ve sonucunu bildirecektir”.

Bunun üzerine, 9. Ordu kumandanı Mirliva Z. Zeki Bey, “30 Aralık 1938 yılına kadar Azerbaycan’da ve Kuzey Kafkasya’da hiçbir Osmanlı subay ve askeri, silah ve cephanesi kalmayacağı ve kalanlar ile ilgili takibat yapılacağı” hususunda bir emir gönderdi. Kasım 1918 yılında Kafkasya İslam Ordusu geri çekilmek zorunda kalmıştır”[3]. Onlarla birlikte Azerbaycan ordusu askerlerinin bir bölümü Kafkasya İslam Ordusuna katılarak Batılı işgal güçlerine karşı savaşan Türk ordusuna yardım etmek için Türkiye’ye gelmişlerdir.
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !

Etiketler
eylul, islam, kafkas, ordusu, zaferi


Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil


Forum Künyemiz
Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
 
Sosyal paylaşım platformu olan ayforum.net sitemizde, kullanıcılar 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan ayforum.net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İletişim panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, ayforum.net yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

www.AyForum.Net © 2015-2016

evli sohbet - seviyeli sohbet